
DEĞİŞİM ve DÖNGÜLER
Değişim gerçekten var mı?
Yoksa, bir döngünün içinde miyiz?

Seçimlerimiz ve/ya seçemediklerimizin sonuçlarını yaşarız. Her zaman arzu ettiğimiz gerçekliğin içinde bulunmamız mümkün değildir. Öykümüzün içinde; pişmanlıklar, suçluluklar, hayal kırıklıkları… bulunur. Zamanında ihtiyacını duyup, arzuladığımız ‘şey/ler’ bir zaman sonra değişebilir. Bunun sonucunda, yaşananlara dair hoşa gitmeyen duygular uyanabilir.
‘O zaman ve orada’ olan, ‘şimdi ve burada’ olandan farklıdır.
Kişi çoğu zaman, önceki var oluş tarzından dolayı rahatsızlık duyar. Onları yaşanmamış ve kendine ait parça/lar değilmiş var sayar. Kaçıp uzaklaşması ve bir daha dönülmemesi gereken bir yer olarak, benliğinin dışına iter.
Tek hedefi, ‘eski ben’ olmamak haline gelir.
Referans noktası değişir. Tekrar aynı senaryoyu yaşamamak adına uğraş verir. Zorlanır. Zorlar. Kendi olabilmekten uzak ancak, ideal saydığı yeni bir kendiliğin peşindedir şimdi…
Bunu yaparken, kendini bütünüyle kavramaktan uzaktır. Bir zamanlar olduğu ancak şimdi olmak istemediği parçasını yadsır.
Değişim eskiyi reddederek değil, kapsayarak gerçekleşir.
Bu bağlamda, sahip olduğumuz özellikleri artık kendimize ait hissetmesekte bir parçamız olduğunu ve hala onu taşımakta olduğumuz gerçeğini yadsıyamayız. Değişim sürecini, kişinin kendi ile verdiği bir savaşa dönüştürmemek adına bunun önemli bir ayırıcı faktör olduğunu düşünüyorum.
Akan suda iki kere yıkanılmaz.
İçinden geçtiğimiz süreci tamamladıysak, tekrarına da düşmeyiz.
Ortada bitmemiş bir mesele varsa, kaygı buradan doğar. Tek çabamız o halin aksi gibi olabilmek olur. Bu da bir çok şeyi kaçırmamıza, hayata daha dar bir pencereden bakmamıza sebep olur.
Farkında olmaksızın döngüler sarar yaşamımızı, kaçtığımız yerden kovalanırız. Bir döngüden diğer birine savruluruz.
Yüzleşmek, içinde, ne kadar acı verecek olma ihtimalini de taşısa, kendimizi anlamamız ve kaçışı sonlandırmak için tek yol olabilir.
Bu haliyle birey; hata yapmaktan, kendini yargılayıcı ve değersizleştirici bir tutumdan uzak bir tavırla, kendini daha bütüncül bir yerden kavrayabilir diye düşünüyorum.
Böylece, kaçış sonlanır. Değişim başlar.
Klinik Psikolog Batuhan Bilen
Bunları da beğenebilirsiniz

Rüyaların İzinden Bilincin Ötesine
19 Mayıs 2023
Nereye Ait-iz?
21 Ağustos 2023